182’yi Neden Aranmıyor? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden
Birçok kadın ve çocuk için 182, bir kurtuluş hattı gibi. Ama bir gerçek var ki, bu numara her zaman yeterince duyulmaz. İnsanların birçoğu, bu hattı gerektiğinde aramanın kendisi için değil, toplumun genel yapısındaki eksikliklerden kaynaklandığını düşünüyor. Kadınların çoğu, bu numarayı aramanın güvensizlik, korku ve çaresizlikten başka bir şey olmadığını hissediyor. Erkeklerin ise, çözüm arayışları genellikle daha analitik bir çerçevede şekilleniyor. Peki, neden hala toplumsal cinsiyet eşitsizliği, şiddet ve mağduriyetler konusunda yetersiz kalıyoruz? Ve 182, neden aranmıyor? Gelin, birlikte bu soruyu derinlemesine inceleyelim.
Kadınların Perspektifinden: Güvensizlik ve Yalnızlık
Toplumsal cinsiyet rollerinin ve normlarının kadına yüklediği birçok sorumluluk ve beklenti, birey olarak güvende hissetmeyi zorlaştırabiliyor. Kadınlar, bazen evde, bazen işte, bazen sokakta sürekli bir tehdit altında hissetmek zorunda kalıyor. 182 gibi bir numaranın varlığı, teorik olarak bir güvenlik önlemi olarak sunulmuş olsa da, çoğu kadının gözünde bunun ötesinde bir anlam taşıyor:
Güvensizlik: Kadınların yaşadığı güvensizlik, yalnızca fiziksel tehditlerden değil, toplumsal baskılardan, ayrımcılıktan ve küçük görülmekten de kaynaklanır. Çoğu zaman kadınlar, şiddet mağduru olduklarında, başvuracakları yerin çözümsüzlükten başka bir şey getirmeyeceğini düşündükleri için 182’yi aramaktan vazgeçerler. Kadınların yaşadığı bu güvensizlik, sadece bireysel değil, toplumsal bir sorundur.
Yalnızlık: Kadınlar, toplumda güçlü olmaları gerektiği düşüncesiyle seslerini çıkarmaktan kaçınabilir. Şiddet mağduru bir kadının, yalnızca fiziksel bir saldırı değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik bir yalnızlık hissetmesi de muhtemeldir. Bu yalnızlık, genellikle yakın çevresinden, aile ve arkadaşlarından gelecek desteği bulamamakla ilişkilidir.
182 numarasını aramamak, çoğu zaman “yeterince güçlü değilim” ya da “kimse bana yardım etmeyecek” gibi hislerle ilgilidir. Kadınların deneyimleri, bu tür hiyerarşik toplumsal yapılarla şekillenir. Dolayısıyla, sadece fiziksel güvenliği değil, toplumsal güveni sağlayacak yapılar kurmamız gerektiği bir gerçektir. 182’nin aranmaması, aslında bu daha büyük sorunun bir yansımasıdır: kadınların, toplumsal yapının kendisine duyduğu güvensizlik.
Erkeklerin Perspektifinden: Çözüm Arayışı ve Sorumluluk
Erkekler için ise, toplumsal cinsiyet normlarına göre daha “çözüm odaklı” bir yaklaşım hâkimdir. Ancak burada da toplumsal yapı devreye giriyor. Erkekler, genellikle sorun çözme ve harekete geçme gerekliliğini hissederken, bu süreçte duygu ve empatiye dayalı bir yaklaşım geliştirme konusunda toplum tarafından baskı altında hissedebilirler. Bu durum, erkeklerin şiddet gibi konularda “aktif olarak bir şey yapmaları” gerektiği düşüncesiyle şekillenir. Fakat, şiddet ve istismar konularında erkeklerin, bu durumu çözme odaklı yaklaşımlarının bazen yeterli olmadığını unutmamak gerekir.
Kadınların şiddet karşısındaki güvensizliklerini anlamak, empati ve anlayış gerektirir. Erkeklerin bu konuda empati geliştirmesi, sadece çözüm odaklı yaklaşımdan daha fazlasını gerektirir. Bunun anlamı, “her şeyin bir çözümü var” demek değil, “bu sorunu doğru şekilde anlamam ve doğru çözüm önerileri geliştirmem gerekir” demektir. Erkekler, genellikle sorunun çözümüne yönelik düşünsel süreçlere odaklanırken, duygusal etkileşimde, toplumun oluşturduğu normlardan dolayı bazen geri durabiliyorlar. Bu da, bazen sorunların daha da büyümesine neden oluyor.
Çeşitlilik ve Sosyal Adalet: 182’nin Ulaşılabilirliği
Her ne kadar 182 gibi numaralar, teorik olarak bir güvenlik sağlayıcı olsa da, kadınların ve mağdurların bu hatları aramaktan çekinmelerinin altında yatan asıl mesele, yalnızca fiziksel değil, toplumsal bir güvensizliktir. Birçok durumda, şiddet mağduru olan bireyler, bu tür kurumların ve sistemlerin kendilerini doğru şekilde anlamadığını ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini göz ardı ettiğini hissederler.
Sosyal adaletin temeli, yalnızca kadınların değil, toplumun tüm bireylerinin eşitlik, saygı ve güvenlik içinde yaşamasını sağlamaktan geçer. 182’yi aramamak, sadece bir iletişim eksikliği değil, aynı zamanda toplumsal yapının çözülmesi gereken bir sorunudur.
Okuyuculardan Geri Bildirim
Sizler ne düşünüyorsunuz? Kadınların 182 numarasını aramama kararları, yalnızca güvensizlikten mi yoksa toplumsal bir bağlamdan mı kaynaklanıyor? Erkeklerin bu konuda çözüm odaklı yaklaşımları toplumsal yapıyı nasıl etkiliyor? Ya da belki, 182’nin daha ulaşılabilir ve etkili hale gelmesi için ne gibi değişiklikler önerirsiniz?
Hep birlikte bu önemli konuda daha derin bir anlayış geliştirebilir ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalık yaratabiliriz. Sesinizi duymak, bu sorunu daha geniş bir perspektiften ele almak adına önemli olacak.