İçeriğe geç

8 Adet Vesikalık fotoğraf Ne Kadar ?

8 Adet Vesikalık Fotoğraf Ne Kadar? Kayseri’de Bir Günün Ardında Kalan Duygular

Bir Fotoğrafın Peşinde

Kayseri’de sabahın erken saatlerinde, şehir henüz uyanmamışken, ben de erkenden dışarı çıktım. Hava soğuk ama gökyüzü bir o kadar berraktı. Üzerimde eski bir mont, cebimdeki bozuk paralarla aklımda sadece bir soru vardı: “8 adet vesikalık fotoğraf ne kadar?” Evet, bir fotoğrafçıya gitmem gerekiyordu. O kadar basit bir şey gibi görünüyor değil mi? Ama nedense benim için öyle değildi. O anda, bir vesikalık fotoğraf çektirmenin ötesinde, hayatımda bu kadar yoğun bir şekilde bir şeyleri değiştirme arzusu hissettim. Kafamda bir sürü soru, kaybolmuş bir halim vardı; belki de sadece vesikalık fotoğrafla bitmeyen bir yolculuğun başlangıcına tanık oluyordum.

O Anın Ağırlığı

Fotoğrafçıya varmam bir saniye sürdü ama içimdeki dalgalar, o anın karmaşası, bir ömre bedeldi. İçeri adım attım, gözlerim biraz alışsın diye biraz bekledim. Sonra göz göze geldim. O anda ne hissettiğimi hala tam olarak tarif edemem; belki de biraz utangaçtım, biraz da korku vardı. “Ne kadar olur?” diye sordum. En basit soruydu ama öyle içimi yakıyordu ki, sesim bir parça titredi. “Sekiz tane vesikalık mı?” diye tekrar etti adam, gülümsedi. “Evet, sekiz,” dedim.

Hayatımda birçok şey değiştirmişti o an. Sadece fotoğrafın parayla ölçülmesinin bile beni bir yandan hem rahatlatıp, hem de içimi burkan bir tarafı vardı. Tam da bu yüzden, Kayseri’de bir fotoğrafçının ne kadar olursa olsun size bir soruyu bu kadar insana yakışır şekilde sorması, bana kendimi o kadar savunmasız hissettirdi ki… O anın içinde kaybolmak, birkaç saniye boyunca her şeyin bittiğini düşünmek istedim. Ama sonra bu kaybolan zamanın içinde yeniden buldum kendimi.

Bir Yansımanın Ardında

8 adet vesikalık fotoğraf. Bu kadar basit bir şey. Ama içimde ne kadar çok şey birikmişti. Sadece iş başvurusu yapacakken, üniversiteye kayıt olurken, ya da pasaport çıkartırken istenen bir şey değildi. Fotoğraf çektirmek, sanki her şeyin bir anlam kazandığı bir yolculuktu. İçi boş ama bir şekilde ağır gelen bir yük.

Birçok anı biriktirdim. Kayseri’nin dar sokaklarında adımlarım yankı yaparken, o gülümseme hâlâ hatırlanacak bir şeydi. Ama o anlarda, ben biraz eksik hissediyordum. Sadece 8 fotoğrafın olduğu bir yerde, yıllar sonra hatırlanacak bir hayat, bir bellek değil. O fotoğrafların ardında gizli olanları düşünmek, bunların ne anlam taşıdığına bakmak istedim. Evet, bazen bir anı yakalamak, bazen de bir şekilde hayatın geçip gitmesi.

Hikayem ve Fotoğrafın Değeri

İçimde kaybolan zamanları saymadım, ama fotoğrafçıya soruyu sorduğumda anladım ki; her bir fotoğraf bir anı temsil ediyordu. Yaşadığım bir dönemi, birkaç dakika içinde yansıtan anlar. O kadar kısa ama yoğun zamanlardı ki, o anlardan herhangi biri bir insan ömrüne bedel gibi geldi.

Belki de bu kadar basit bir şeye bu kadar fazla anlam yüklememin nedeni, biraz da büyüme sürecimdeki o boşluklardı. O günlerde bir noktada hepimiz o fotoğrafı çektirip, bir anı kaydetmek istiyoruz. Ama gerçek bir yansıma, o kadar çok şeye girmeli ki, ne kadara satıldığı, o anı yakalayıp kaybetmekten çok daha önemsiz olmalıydı.

Bu satırlar size normal bir fotoğraf deneyimi gibi gelmesin. Benim için 8 adet vesikalık fotoğraf sadece kaybolmuş bir zamanın simgesi değil, aslında hayatımda her bir değişim, her bir dönüşüm için bir başlangıçtı. Bu sebeple, 8 adet vesikalık fotoğrafın fiyatı her zaman bir soru olacaktı: “Gerçekten bu fotoğrafın değeri ne?”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gaziantep Sıska Escort