İçeriğe geç

Akıllı ve bilge kişinin özelliği nedir ?

Akıllı ve Bilge Kişinin Özelliği Nedir?

Kayseri’de, soğuk bir kış akşamı. Kar yağıyor, dışarıda her şey beyaz. İçeride ise yalnızım. Sadece yazdığım günlüğüm ve önümdeki sıcak çay var. Son zamanlarda aklımda bir soru var: Akıllı ve bilge kişinin özelliği nedir? Bunu düşünmeye başladım. Hani bazen bir şeyin doğru olduğunu biliyorsunuz ama tam olarak ne olduğunu çözemediniz ya, işte böyle bir durum. Hayatımda akıllı insanlarla pek çok kez karşılaştım ama bilge kişileri bulmak çok zor. Ve o kişiyi bulduğumda, bütün o sorulara cevap bulacağımı düşündüm. Ama işler, düşündüğüm gibi gitmedi.

Bir Akşam Sohbeti

O akşam, Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, kafamda binbir türlü düşünce vardı. Arkadaşım Ahmet’le buluşmaya gitmiştim. Ahmet, zeki ve çok okuyan bir insandı, herkesin akıllı dediği biri. Ama o kadar çok okuduğu ve çok şey bildiği halde, bazen sorular sormayı unuturdu. Bazen de bildiği her şeyi en doğru bildiği şekilde anlatmaya çalışırken, gözlerinde bir eksiklik görürdüm. Hani, bir şeyleri fazlasıyla bilmekle, onları gerçekten anlamak arasındaki farkı görebiliyordum. Ama tabii, buna o zamanlar çok fazla kafa yormamıştım.

Kahve içmeye gittiğimizde, sohbetimizin bir noktada derinleşeceğini hissediyordum. Ahmet, hep bildiği şeylerden bahsediyordu. O kadar çok anlatıyordu ki, bazen sözü kesip, başka bir şeyler eklemek istesem de, içimde bir şeyler beni durduruyordu. “Bunlar sadece bilgi,” diye düşündüm, “ama gerçek bilgelik başka bir şey.”

Birden, Ahmet’e sordum: “Bence akıllı insanlarla bilge insanlar arasında büyük bir fark var. Sen ne düşünüyorsun?”

Ahmet bir an durakladı. Alışık olduğum o hızlı, her soruya hemen cevap verme alışkanlığını bu kez gösteremedi. O an, bir şeyler değişti. Yavaşça, gözlerini yere indirdi ve derin bir nefes aldı. “Evet,” dedi. “Belki de öyle. Ama bilgelik… Bilgelik sadece kitaplardan öğrenilemez, değil mi?”

Bu cevap beni şaşırttı. Ahmet, genelde duygusal derinliklerden kaçınan bir insandı. Ama o anda, gerçekten bir farkındalık yakalamış gibi göründü.

Bilgelik ve Anlayış

O akşam biraz daha sohbet ettik. Aslında, birkaç saat önceki o kafede otururken hissettiğim hayal kırıklığı, yerini bir tür huzura bırakmıştı. Çünkü Ahmet’in söyledikleri bana bilgelik ile akıllılık arasındaki farkı bir kez daha gösterdi. Akıllı insan çok şey bilir, ama bilge insan her şeyi anlamaya çalışır. Akıllı insan soruları hemen yanıtlar, bilge insan ise doğru soruları sormayı bilir. Akıllı insanın yaptığı şeyleri başkalarına öğretmekken, bilge insan kendi deneyimlerini başkalarına aktarır. Akıllı insan gözlemler yapar, bilge insan derinlemesine anlar.

O gece, birden fark ettim: Bilgelik, sadece bilgi değil, aynı zamanda insanın kalbini ve ruhunu da anlamaktır. Kendisini, başkalarını ve dünyayı derinlemesine anlamaktır. O kadar basit bir şeydi ki, ama o an kadar karmaşık ve uzak gelmişti.

Hayal Kırıklığı ve Umut

Yolda geri dönerken, beynimde bir kırılma oldu. O kadar çok insan gördüm ki, akıllı olduklarını iddia ederken, aslında bilgelikten oldukça uzaktılar. Hani o bildik cümleleri sürekli kuranlar, her şeyin en doğru bildiğini söyleyenler… Ama bir eksiklik vardı. Hiçbir zaman gerçekten anlamaya çalışmıyorlardı. Ahmet, o akşam bana öğrettikleriyle beni derinden etkiledi.

Bilgelik, yaşamı anlamaktır. Yalnızca mantıklı olmak değil, duyguları, insanları ve hayatı olduğu gibi kabul etmek, onları yargılamadan anlamaktır. Bir insanı gerçekten anlamak için önce kendini anlaman gerekebilir. Bazen içimde o kadar çok soru olurdu ki, çevremdeki insanlardan aldığım cevaplar bana yeterli gelmezdi. Ama o an fark ettim ki, belki de soruların cevabını doğru sorular sormakla bulabilirim.

Ahmet’in söylediği şeyler, bana bir umut ışığı gibi geldi. Belki de herkesin içindeki o “bilge”yi uyandırmak gerekirdi. Bilgelik, her şeyin cevabını bilmek değil, doğru soruyu sormak, dünyayı ve insanları anlamakla ilgiliydi. İçindeki mühendislik duygusunun, insan ruhunu anlamaya engel olmasına izin vermemekti. O an, her şeyin yerli yerine oturduğunu hissettim. Bir insan ne kadar akıllı olursa olsun, ancak bilge olursa gerçekten anlamlı bir hayat yaşayabilir.

Sonuç: Akıllı Olmak Yetmez

Ertesi gün, Kayseri’nin soğuk sabahına uyandığımda, içimde bir sıcaklık vardı. Belki de hepimizin biraz daha bilge olmaya ihtiyacı vardı. Çünkü hayat, sadece bilgiyle değil, anlayışla güzelleşiyordu. Akıllı olmak, iyi bir başlangıç olabilir, ama bilge olmak, hayatın kendisini anlamak demekti. O gece Ahmet’le sohbet ederken hissettiğim o içsel huzur, bana doğru yolu gösterdi.

Ve ben, o gece kafamda şunu düşündüm: Akıllı ve bilge kişinin özelliği, doğru soruları sormayı ve insanları anlamayı bilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gaziantep Sıska Escort