İçeriğe geç

E okuldaki işaretler ne anlama gelir ?

e-Okuldaki İşaretler Ne Anlama Gelir? Bir İşaretin Ardındaki Eğitim Tarihini Okumak

Geçmişe dönüp baktığımızda, bugün ekranda küçücük bir harf ya da sembol olarak gördüğümüz şeylerin aslında öğrenciyi tanımlama, ölçme ve eğitim sisteminin içine yerleştirme biçimlerinin uzun tarihini taşıdığını fark etmek mümkün.

Bugün bir öğrencinin e-Okul ekranında gördüğü G, devamsızlık bilgisi, puan, davranış değerlendirmesi ya da başka bir durum göstergesi ilk bakışta yalnızca teknik bir kayıt gibi görünebilir. Oysa bu işaretlerin arkasında çok daha eski bir mesele vardır: Okul, bir çocuğun eğitim hayatını nasıl kaydeder, nasıl ölçer ve nasıl görünür kılar?

Bu nedenle “e-Okuldaki işaretler ne anlama gelir?” sorusu yalnızca teknik bir kullanım sorusu değildir. Aynı zamanda modern okulun nasıl ortaya çıktığını, öğrencinin ne zaman bir “kayıt” hâline geldiğini, sınavların ve notların neden bu kadar önemli olduğunu ve dijital çağda eğitim bilgilerinin nasıl yönetildiğini anlamamıza yardımcı olur.

Bugünkü e-Okul ekranını anlamanın en iyi yollarından biri, onu yalnızca bir bilgisayar sistemi olarak değil, yüzyıllar boyunca gelişen okul kayıt kültürünün dijital devamı olarak görmektir.

Okuldan Önce Kayıt: Eğitimin Hatırlanabilir Hâle Gelmesi

E okuldaki işaretler ne anlama gelir ile ilgili güncel ve anlaşılır bilgiler için Morbi tarafından hazırlanan bu metne göz atın.

Antik dünyada öğrenci ve bilgi

Eğitimin tarihi yazının tarihinden ayrı düşünülemez. Antik Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Roma dünyalarında eğitim çeşitli biçimlerde örgütlenmişti. Ancak modern anlamda her öğrencinin düzenli biçimde kaydedildiği, devamının izlendiği ve performansının standart göstergelerle karşılaştırıldığı bir sistem henüz yoktu.

Örneğin Mezopotamya’da kil tabletler, yazıcıların eğitiminde kullanılan metinlerin yanı sıra ekonomik ve idari bilgilerin de korunmasını sağlıyordu. Burada önemli olan nokta şudur: Yazı yalnızca bilgi aktarmak için değil, insan faaliyetlerini kayıt altına almak için de kullanılıyordu.

Bu durum okulun sonraki yüzyıllardaki gelişimi açısından önemlidir. Çünkü eğitim kurumları büyüdükçe “kim geldi, ne öğrendi, ne kadar başarılı oldu?” gibi sorular da önem kazandı.

Orta Çağ ve eğitim kayıtlarının kurumsallaşması

Orta Çağ Avrupa’sında manastırlar, katedraller ve daha sonra üniversiteler eğitimin önemli merkezleri hâline geldi. Öğrencinin eğitim yolculuğu artık yalnızca öğretmen ile öğrenci arasındaki sözlü ilişki olmaktan çıkıp kurumların kayıtlarında da görünür hâle gelmeye başladı.

Üniversitelerin ortaya çıkışıyla birlikte öğrencinin kimliği, bağlı olduğu kurum, aldığı dersler ve akademik ilerlemesi daha sistematik şekilde kaydedildi.

Buradaki tarihsel dönüşüm, bugünkü e-Okul ekranının temel mantığını anlamak açısından önemlidir: Eğitim ilerledikçe öğrencinin yalnızca sınıfta bulunması değil, kurumsal bir kayıt içinde tanımlanması da önem kazandı.

Modern Okulun Doğuşu: Öğrenciyi Ölçmek ve Sınıflandırmak

18. ve 19. yüzyılda büyük dönüşüm

Modern okul sisteminin asıl kırılma noktalarından biri 18. ve 19. yüzyıllarda yaşandı. Sanayileşme, kentleşme, ulus-devletlerin güçlenmesi ve kitlesel eğitimin yaygınlaşmasıyla birlikte aynı anda çok sayıda çocuğun eğitilmesi gerekti.

Artık öğretmenin birkaç öğrenciyi bireysel olarak tanıması yeterli değildi. Binlerce, hatta milyonlarca öğrencinin yer aldığı ulusal eğitim sistemleri ortaya çıkıyordu.

Bu durum beraberinde ölçme sorununu getirdi.

Bir öğrencinin başarılı olup olmadığı nasıl belirlenecekti?

Kim bir üst sınıfa geçecekti?

Kim başarısız kabul edilecekti?

Kim daha başarılıydı?

İşte notlar, sınavlar, yoklamalar ve çeşitli sınıflandırma işaretleri bu tarihsel ihtiyaçların içinde güç kazandı.

Eğitim tarihçisi Michael B. Katz, modern eğitim tarihinin uzun süre yalnızca ilerleme ve demokratikleşme hikâyesi olarak anlatıldığını, daha sonraki tarihçiliğin ise okulun toplumsal yapı ve iktidarla ilişkisini de incelemeye başladığını belirtir.

Cambridge

Bu bakış açısı önemlidir. Çünkü not yalnızca başarıyı ölçen bir sayı değil, aynı zamanda öğrenciyi bir sistem içinde konumlandıran bir araçtır.

Notların tarihsel anlamı

Jack Schneider ve Ethan Hutt’ın notlandırma tarihine ilişkin çalışması, modern notların başlangıçta öğretmen, öğrenci ve veli arasında iletişim kurmaya yarayan araçlar olarak ortaya çıktığını; zamanla daha geniş bir sınıflandırma ve değerlendirme sisteminin parçası hâline geldiğini gösterir.

Tandfonline

+1

Bu tarihsel gelişim bugün çok tanıdık geliyor.

Bir öğrencinin ekranında 75 yazdığında, aslında tek başına 75 sayısını görmeyiz. O sayı; sınavı, öğretmenin değerlendirmesini, müfredatı, başarı ölçütlerini ve öğrencinin diğer öğrencilerle karşılaştırılabileceği bir sistemi temsil eder.

Burada kendimize şu soruyu sormak ilginçtir:

Bir öğrencinin başarısını tek bir sayıyla anlatmak gerçekten mümkün müdür?

Sınav, Yoklama ve “İşaret”: Modern Disiplinin Ortaya Çıkışı

Michel Foucault’nun penceresinden okul

Fransız düşünür Michel Foucault, modern kurumların bireyleri gözlemleme, sınıflandırma ve değerlendirme biçimlerini incelerken okula da özel bir önem verir.

Foucault’ya göre sınav yalnızca bilgi ölçme aracı değildir. Sınav, öğrenciyi görünür hâle getirir; öğrencinin bilgisi, davranışı ve başarısı hakkında bir kayıt oluşturur. Discipline and Punish adlı eserinde okul sınavını bilgi ile iktidarın kesiştiği mekanizmalardan biri olarak ele alır.

bildungsportal.sachsen.de

Onun yaklaşımını bugünün e-Okul sistemine doğrudan ve mekanik biçimde uygulamak doğru olmaz. Fakat tarihsel paralellik dikkat çekicidir.

Geçmişte öğretmen defterine yazılan bilgi bugün dijital veri tabanına aktarılıyor.

Geçmişte öğrencinin sınav sonucu bir kâğıtta tutuluyordu.

Bugün aynı sonuç saniyeler içinde veli tarafından görülebiliyor.

Teknoloji değişti; öğrenciyi kayıt altına alma ve değerlendirme ihtiyacı ise büyük ölçüde devam etti.

İşaretler neden önemlidir?

Bir harfin veya sembolün anlamı, ait olduğu sistemden bağımsız değildir.

Örneğin Türkiye’deki e-Okul uygulamasında kullanılan “G” işareti, belirli eğitim kademeleri ve mevzuat bağlamında “girmedi” anlamında kullanılmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı’nın ilgili düzenlemelerinde geçerli özrü olmadan sınava katılmayan veya projesini zamanında teslim etmeyen öğrencinin ilgili alanına “G” ibaresinin işlenebileceği açıkça belirtilmektedir.

Gürün Milli Eğitim Müdürlüğü

+1

Dolayısıyla ekranda görülen “G”, basitçe “sıfır” demek değildir.

Bu ayrım çok önemlidir.

“G” bir puan değil, öğrencinin değerlendirme sürecindeki durumunu gösteren bir kayıt işaretidir.

MEB’in geçmiş yıllardaki açıklamalarında da “G”nin sınava girmeme durumunu ifade ettiği ve bazı hesaplamalarda nasıl değerlendirileceğinin mevzuata göre değişebildiği belirtilmiştir.

Eskişehir MEB

Bu nedenle internette dolaşan “G kesin olarak şu puana eşittir” türündeki genellemeler yanıltıcı olabilir.

Türkiye’de Eğitim Kayıtlarının Dönüşümü

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e

Türkiye’de öğrencilerin ve okulların kayıt altına alınması da modern devletin gelişimiyle yakından bağlantılıdır.

Osmanlı’nın son dönemlerinde modern eğitim kurumlarının yaygınlaşmasıyla birlikte öğrenci kayıtları, sınavlar, diploma ve okul yönetimi daha düzenli hâle geldi.

Cumhuriyet döneminde ise merkezi eğitim yönetiminin güçlenmesiyle okul, öğretmen ve öğrenci kayıtları daha standart bir yapıya kavuştu.

Bu değişimin arkasında yalnızca bürokratik bir ihtiyaç yoktu.

Eğitim, aynı zamanda modern vatandaş yetiştirmenin temel araçlarından biri olarak görülüyordu.

Okula kim gidiyor?

Kim mezun oluyor?

Kim hangi eğitimi alıyor?

Kim hangi okulda bulunuyor?

Bu soruların cevapları, devletin eğitim politikasını oluşturması açısından giderek daha önemli hâle geldi.

Karne kültürü ve öğrencinin görünür hâle gelmesi

Dijital sistemlerden önce öğrencinin eğitim hayatındaki en önemli belgelerden biri karnesiydi.

Karne, aslında küçük bir tarih belgesidir.

Bir öğrencinin bir dönemdeki başarısını, devamsızlığını ve kimi dönemlerde davranış durumunu birkaç satır içinde özetler.

Bu nedenle karne yalnızca öğrenciye verilen bir belge değildir. Aynı zamanda okulun öğrenciyi nasıl gördüğünün de küçük bir arşividir.

Bugünkü e-Okul ekranı, bu anlamda kâğıt karnenin ortadan kalkmasından daha büyük bir değişimi temsil eder: Öğrencinin okul yaşamı artık yalnızca dönem sonunda görülen bir belge değil, yıl boyunca güncellenen dijital bir kayıt hâline gelmiştir.

2000’li Yıllar ve e-Okul Devrimi

2007: Kritik kırılma noktası

Türkiye’de e-Okul’un ortaya çıkışı bu uzun tarihsel çizgide önemli bir dönemeçtir.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın mevzuat kayıtlarında 25 Ocak 2007 tarihli 2007/11 sayılı “e-Okul Projesi” genelgesi yer almaktadır.

Millî Eğitim Bakanlığı

MEB kaynaklarına göre proje 2006-2007 eğitim-öğretim yılında pilot olarak uygulanmış; 2007-2008’de ülke genelindeki resmî ve özel ilköğretim kurumlarında, 2008-2009’da ise ortaöğretim kurumlarında yaygınlaştırılmıştır. Sistem; öğrenci kayıtları, sınıf ve şube bilgileri, devam-devamsızlık, notlar ve çeşitli öğrenci bilgilerini elektronik ortamda bir araya getirmiştir.

butceveperformans.meb.gov.tr

Bu, yalnızca bilgisayar kullanımına geçiş değildi.

Okulun hafızası dijitalleşiyordu.

MEB’in kendi belgelerinde e-Okul projesinin hedefleri arasında kırtasiyeciliğin azaltılması, zaman tasarrufu, verilerin daha şeffaf hâle getirilmesi ve standart bir yapı oluşturulması sayılmıştır.

butceveperformans.meb.gov.tr

Burada tarihsel açıdan çok önemli bir değişim yaşandı.

Eskiden öğrenci bilgisi birden fazla defterde ve belgede bulunabiliyordu.

Daha sonra bu bilgiler bilgisayarlara aktarıldı.

Sonraki aşamada ise bilgiler merkezi ve bağlantılı bir sistem içinde tutulmaya başladı.

e-Okuldaki İşaretler Ne Anlama Gelir?

“G” — Girmedi

En çok merak edilen göstergelerden biri G harfidir.

MEB düzenlemelerinde “G”, ilgili değerlendirmeye öğrencinin girmediğini ifade eder. İlköğretim mevzuatında sınava geçerli özrü olmadan katılmayan veya projesini zamanında teslim etmeyen öğrencinin durumunun e-Okul’a “G” olarak işlenebileceği belirtilmiştir.

Gürün Milli Eğitim Müdürlüğü

Burada önemli olan ayrım şudur:

G = otomatik olarak 0 anlamına gelmez.

“G”, öğrencinin belirli bir sınav veya değerlendirmeye katılmadığını gösteren bir durum bilgisidir. Bunun dönem puanına nasıl yansıyacağı, ilgili kademe ve yürürlükteki yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilir.

Devamsızlık göstergeleri

e-Okul’daki bir başka temel işaret grubu devamsızlık kayıtlarıdır.

Devamsızlık, modern okulun en eski kurumsal kayıt biçimlerinden biridir. Öğrencinin okula gelip gelmediği, okulun yalnızca akademik başarısını değil, eğitim sürecine katılımını da takip etmesini sağlar.

MEB belgelerinde devamsızlığın günlük olarak e-Okul’a işlenmesinin önemi özellikle vurgulanmaktadır.

Siverek Millî Eğitim Müdürlüğü

Bazı ekranlarda görülen harf veya işaretlerin anlamı ise ekranın türüne ve eğitim kademesine göre değişebilir. Örneğin eski e-Okul kılavuzlarında devamsızlık ekranlarında “D” gibi göstergelerin kullanıldığı görülmektedir.

bsdurgunio.meb.k12.tr

Bu nedenle her harfi bütün e-Okul ekranlarında aynı anlama gelen evrensel bir kod olarak düşünmemek gerekir.

“K” gibi diğer değerlendirme işaretleri

Bazı eski mevzuat ve uygulama açıklamalarında K harfi kopya durumunu belirtmek için kullanılmıştır. MEB’in yayımladığı açıklamalarda, sınava katılmama veya projeyi teslim etmeme durumunda “G”, kopya çekme durumunda ise “K” ibaresinin kullanılabildiği belirtilmiştir.

Kaş MEB

Burada da tarihsel bir ayrıntı önemlidir: Eğitim sistemlerindeki kodlar zaman içinde değişebilir.

Bu yüzden eski bir e-Okul ekranındaki sembolü bugünkü sistemdeki bir sembolle otomatik olarak eşleştirmek doğru değildir.

Davranış Notları: Okulun Akademik Başarının Ötesine Geçmesi

Öğrenci yalnızca sınav sonucu değildir

Modern eğitim sisteminin başka bir önemli dönüşümü, öğrencinin yalnızca sınav başarısıyla değerlendirilmemesidir.

MEB’in geçmiş uygulamalarında davranış notları; okul kültürüne uyum, öz bakım, kendini tanıma, iletişim ve sosyal etkileşim, ortak değerlere uyma, sosyal faaliyetlere katılım, takım çalışması ve sorumluluk gibi başlıklarla ilişkilendirilmiştir.

Kozlu Milli Eğitim Müdürlüğü

Bu bize okulun öğrenciyi tanımlama biçiminin ne kadar genişlediğini gösterir.

Artık soru yalnızca “Matematikten kaç aldın?” değildir.

Aynı zamanda:

“Nasıl çalışıyorsun?”

“Başkalarıyla nasıl iletişim kuruyorsun?”

“Sorumluluk alıyor musun?”

“Okul topluluğuna nasıl katılıyorsun?”

gibi sorular da önem kazanır.

Bu durumun olumlu ve tartışmalı yönleri vardır.

Bir taraftan öğrencinin yalnızca sınav puanına indirgenmesini önleyebilir.

Diğer taraftan “iyi öğrenci” tanımının kim tarafından ve hangi değerlerle oluşturulduğu sorusunu gündeme getirir.

Bourdieu ve Okulun Toplumsal Yüzü

Not gerçekten yalnızca başarıyı mı gösterir?

Fransız sosyolog Pierre Bourdieu ile Jean-Claude Passeron, eğitim sisteminin toplumsal eşitsizliklerle ilişkisini tartışırken okulun yalnızca bilgi aktaran tarafsız bir kurum olmadığını savundular.

Bourdieu’nun eğitim üzerine yaklaşımında kültürel sermaye kavramı merkezi bir yere sahiptir. Aileden edinilen dil becerileri, kültürel alışkanlıklar ve okulun beklentilerine aşinalık, öğrencinin eğitim hayatındaki başarısını etkileyebilir.

Sage Publications

+1

Bu düşünceyi e-Okul’daki bir nota uyguladığımızda dikkatli olmak gerekir.

75 puan gerçekten yalnızca öğrencinin o sınavdaki bilgisini mi gösterir?

Yoksa öğrencinin çalışma ortamı, aile desteği, ekonomik koşulları, önceki eğitim deneyimleri ve okulun kaynakları gibi faktörlerin de dolaylı bir sonucu mudur?

Bir işaret veya puan gerçeğin tamamı değildir; belirli bir eğitim anlayışının içinden seçilmiş ve standartlaştırılmış bir göstergedir.

21. Yüzyılda Yeni Kırılma: Okul Verisinin Dijitalleşmesi

Defterden veri tabanına

e-Okul’un en önemli özelliği, okul yaşamının farklı parçalarını aynı dijital yapı içinde birleştirmesidir.

Öğrenci bilgileri, dersler, notlar, sınavlar, devamsızlık, nakil işlemleri ve çeşitli eğitim süreçleri artık aynı ekosistemin içinde yönetilebilmektedir. Akademik çalışmalar da e-Okul’u Türkiye’deki e-dönüşüm sürecinin eğitim alanındaki uygulamalarından biri olarak değerlendirmektedir.

DergiPark

+1

Bu noktada tarihsel açıdan yeni bir aşamaya geçmiş bulunuyoruz.

Eskiden öğrenci hakkında bilgi üretmek zahmetliydi.

Şimdi bilgi üretmek kolay.

Asıl soru artık başka:

Üretilen bu bilgi nasıl yorumlanacak?

Bir öğrencinin 20 gün devamsızlık yapması bir sayıdan ibaret değildir. Bunun arkasında ekonomik nedenler, ulaşım sorunları, aile koşulları, sağlık meseleleri veya öğrencinin okulla kurduğu ilişkinin zayıflaması bulunabilir.

Nitekim MEB’in güncel stratejik plan belgelerinde devamsızlık verileri e-Okul üzerinden takip edilmekte ve eğitim politikalarında gösterge olarak kullanılmaktadır.

MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri

Geçmiş ile Bugün Arasında Bir Paralellik

Eski öğretmen defteri, yeni dijital ekran

Bir asır önce öğretmenin elindeki defteri düşünelim.

Bir öğrencinin adı.

Yanında notu.

Belki devamsızlığı.

Belki öğretmenin kısa bir değerlendirmesi.

Bugün aynı öğrencinin bilgileri çok daha gelişmiş bir sistemde bulunuyor.

Aradaki fark yalnızca teknolojik değil.

Bilginin hızı ve kapsamı değişti.

Geçmişte bir öğrencinin okul hayatı hakkında bilgi edinmek için karne beklemek gerekebilirdi.

Bugün veli, öğrencinin notlarını ve devamsızlığını çok daha hızlı takip edebiliyor.

Bu, eğitimde şeffaflık açısından önemli bir kazanım.

Fakat aynı zamanda öğrencinin sürekli ölçülen ve sürekli görülebilen bir varlık hâline gelmesi gibi yeni soruları da beraberinde getiriyor.

Foucault’nun sınav ve görünürlük üzerine analizleri tam da burada yeniden düşündürücü hâle geliyor. Modern kurumlar bireyi ölçerek ve kayıt altına alarak onu daha görünür kılarken aynı zamanda belirli normlarla karşılaştırılabilir hâle getiriyor.

blogosfera.md

+1

Bir Harfe Fazla Anlam Yüklememek

İşaret ile insan arasındaki mesafe

Belki de e-Okuldaki işaretleri anlamanın en önemli tarafı budur.

Bir öğrencinin karşısında G yazabilir.

Başka bir yerde devamsızlık sayısı görülebilir.

Bir başka bölümde düşük bir not bulunabilir.

Fakat bunların hiçbiri öğrencinin tamamı değildir.

Bir çocuk “G” değildir.

Bir çocuk “45” değildir.

Bir çocuk “20 gün devamsız” bilgisinden ibaret değildir.

Bunlar öğrencinin belirli bir zaman dilimindeki durumunu anlatan kayıtlardır.

Tarih bize tam da bunu öğretir: Belgeler gerçeğin kendisi değil, geçmişten bize ulaşan izlerdir.

Bir tarihçi eski bir okul defterine baktığında yalnızca isimleri ve notları görmez. O defterin hangi eğitim anlayışı içinde tutulduğunu, hangi değerlerin önemli kabul edildiğini ve hangi öğrencilerin görünür, hangilerinin görünmez kaldığını da sorgular.

Aynı yaklaşımı bugün e-Okul’a bakarken kullanabiliriz.

Sonuç: e-Okuldaki İşaretleri Okumak, Eğitim Tarihini Okumaktır

e-Okuldaki işaretler, harfler, puanlar ve devamsızlık kayıtları ilk bakışta teknik ayrıntılar gibi görünür.

Oysa bunların her biri, modern eğitim sisteminin öğrenciyi ölçme, sınıflandırma, izleme ve kayıt altına alma biçiminin bir parçasıdır.

G, belirli bağlamlarda öğrencinin değerlendirmeye girmediğini ifade eden bir kayıt işaretidir. Devamsızlık göstergeleri öğrencinin eğitim sürecine katılımını takip eder. Davranış değerlendirmeleri öğrenciyi yalnızca akademik performansıyla değil, okul yaşamındaki farklı yönleriyle de ele alır.

Gürün Milli Eğitim Müdürlüğü

+1

Ancak bütün bu işaretlerin anlamı mevzuattan, eğitim kademesinden ve ekranın bağlamından bağımsız düşünülemez.

Daha önemlisi, hiçbir işaret öğrencinin bütün hikâyesini anlatamaz.

Geçmişte öğretmenin defterine düşülen küçük bir not nasıl öğrencinin bütün kişiliği anlamına gelmiyorsa, bugün e-Okul ekranında görülen bir sembol de öğrencinin geleceğini tek başına belirlemez.

Belki de geçmiş ile bugün arasındaki en önemli paralellik burada yatıyor.

Okullar değişti, kayıt araçları değişti, kâğıtların yerini veri tabanları aldı; fakat insanı birkaç göstergeyle anlatma eğilimi hâlâ bizimle.

Bu nedenle e-Okuldaki işaretlere bakarken yalnızca “Bu harf ne demek?” diye sormak yerine birkaç soru daha sormak değerli olabilir:

Bu işaret neden ortaya çıktı?

Hangi eğitim anlayışının ürünü?

Öğrencinin hangi yönünü görünür kılıyor, hangilerini görünmez bırakıyor?

Bir öğrenciyi sayılarla ve sembollerle değerlendirmek ne kadar adil?

Ve belki en önemlisi:

Bugün eğitim sistemimizin doğal kabul ettiği uygulamalardan hangileri, yüz yıl sonra yaşayan insanlar için bizim bugün eski okul defterlerine baktığımız kadar şaşırtıcı görünecek?

Tarih, geçmişte kalmış cevapların toplamı değildir. Geçmişin bugünkü kurumlarımızda, kavramlarımızda ve hatta küçük ekran işaretlerimizde yaşamaya devam ettiğini fark etme biçimidir. e-Okul da bu açıdan yalnızca dijital bir okul sistemi değil; yüzyıllar boyunca gelişen öğrenciyi kaydetme, ölçme ve anlama çabasının bugünkü yüzlerinden biridir.

Bu rehberde E okuldaki işaretler ne anlama gelir ile ilgili önemli noktaları ele aldık, Morbi olarak görüşmek üzere.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mecidiyeköy escort
Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet